Sayfa Yükleniyor..Lütfen Bekleyiniz..
Ödevyap.net Web sitesine Hoşgeldiniz

Site Ekle
E-Mail:
Şifre:
• Üye Ol Şifremi Unuttum
Aktivasyon Mailim Gelmedi
Hızlı Gezin
Ana Sayfa
Bağlantılar
Becayiş
Bilim Adamları
Biliyor musun?
Deneyler
Ders Animasyonları
Ders Notları
Ders Sunuları
Download
Forum
Görüntülü Dersler
Güzel Sözler
İletişim
Makaleler
Merak Edilenler
Müzik Portalı
Onlinetest
Oyunlar
RSS Kaynaklary
Sınavlar
Terimler Sözlüğü
Top List
Video Paylaşım
YENi ARAYÜZ
Önemli Siteler
Cumhurbaşkanlığı
Başbakanlık
İçişleri Bakanlığı
Dışişleri Bakanlığı
Milli Eğitim Bakanlığı
Ulaştırma Bakanlığı
Maliye Bakanlığı
Sosyal Güvenlik
Resmi Gazete
Nüfus Genel Müdürlüğü
ÖSYM
Muhasebat
E-Devlet

Hızlı Erişim
TC Kimlik Sorgu
ÖSYM Sonuç
SSK Hizmet Süresi
E-Okul Veli
Ehliyet Sınav Sonuçları
ADNKS İstatistik
Seçim Sandığı Sorgula

Dost Siteler
KPSSdoktoru.com
DGSdoktoru.com
Web Avcısı

Tavsiyeler
WarezYükle.com
FenOkulu.net
Site Ekle

Aydın Elektrik
Erbaaliyiz.com
Mustafa Koç

DersDoktoru.Com - - Ders Notu Dersi Videosunu İzle - Ders İzle - İnternet TV - İnternet Dersanesi - Online Ders Ders Notları | Ders Animasyonları | Ders Sunuları | Ders Sunumları |

DERS NOTU - Fen ve Teknoloji - Dünyamız ve Uzay - Kayasal Gezegenler

«««Geri

Fen Bilgisi (Fen ve Teknoloji) Ders Notu-Biyoloji Ders Notu-Kimya Ders Notu-Fizik Ders Notu-KPSS Notları-Matematik Ders Notu

Dünyamız ve Uzay - Kayasal Gezegenler Ders Notunu Word Olarak İndir Kırık Link Bildir
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Diigo'ya Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Güneş Sistemi
Güneş Sistemi’nin Üyeleri - Kayasal Gezegenler
Merkür

Merkür, yaşam için hiç de uygun bir gezegen değil. Çünkü buradaki koşullar çok çetin. Atmosferinin çok ince oluşu ve Güneş’e çok yakın konumda bulunması nedeniyle gezegenin yüzeyindeki sıcaklık, -170 oC ile 430 oC arasında değişiyor.



Merkür’ün en ılımlı koşullarına sahip olan yerleri kutup bölgeleri. Merkür’ün ekseninin neredeyse hiç eğik olmaması sayesinde, gezegende mevsimler yaşanmıyor. Yani, tam kutup bölgesine Güneş ışınları yatay olarak geliyor.

Merkür, yörüngedeki bir turunu yaklaşık 88 günde tamamlıyor. Merkür, Güneş’in çevresinde görece çabuk dolanmasına karşın, çok yavaş dönüyor. Gezegenin bir dönüşü 176 Dünya günü, yani yaklaşık 2 Merkür yılı sürüyor.

Merkür atmosferi, Güneş rüzgârının etkisi altında. Böyle bir ortamda, kalıcı bir atmosferin oluşması beklenemez. Atmosfer çoğunlukla güneş rüzgârıyla Güneş’ten taşınan hidrojen, helyum ve az miktarlarda öteki gazları içeriyor.

Merkür’ün yüzeyi tıpkı Ay’ın yüzeyi gibi. Küçük ve kayalık bir gezegen olan Merkür’ün yüzeyi, çeşitli büyüklüklerde göktaşlarının çarpması sonucu oluşmuş kraterlerle kaplı. Caloris, bu kraterlerin en büyüğü. Büyük olasılıkla bir küçük gezegenin çarpması sonucu oluşmuş.

Venüs

Adını Romalıların aşk ve güzellik tanrıçasından alan Venüs, Dünya’ya hem uzaklık hem de boyutları bakımından en yakın gezegen.



Venüs, yaklaşık 243 Dünya günüyle, Güneş sisteminde dönme süresi en uzun olan gezegen. Üstelik tüm öteki gezegenlere göre ters yönde, yörüngede dolanma yönüne ters (saat yönünde) dönüyor. Yani Venüs’te Güneş batıdan doğup doğudan batıyor.

Jeolojik içyapısı da Dünya’yla benzerlik gösterse de, gezegen, atmosferindeki koşullar bakımından Güneş sisteminin en zorlu koşullara sahip gezegeni. Bu özelliklerinden dolayı, Venüs hiçbir canlı türü için yaşanılabilecek bir yer değil.

Atmosferin ana bileşeni olan karbon dioksit, Güneş’in ısısını tutarak, çok güçlü bir sera etkisi yaratıyor. Bu nedenle gezegenin yüzey sıcaklığı yer yer 480oC’ye kadar çıkabiliyor. Kalın bulut katmanındaki sülfürik asit damlacıkları, saatte 380 km hızla esen rüzgârlarla gezegenin her yanına taşınıyor. Atmosfer basıncıysa Dünya’nınkinin yaklaşık 90 katı civarında.

Venüs yüzeyinin yaklaşık %90’ı volkanik bir kaya olan bazalttan oluşuyor. Gezegen, Volkanik bakımdan çok etkin olduğu için yüzeyin genç kayaçlardan oluştuğu düşünülüyor. Sülfürik asit yağmurları nedeniyle, yüzeyde önemli ölçüde erozyon meydana geliyor.

Dünya

Dünya, kayalık gezegenlerin en büyüğü ve en yoğunu. Yüzeyinde sıvı halde su bulunduran tek gezegen. Suyun sıvı halde bulunabildiği 0 ile 100 derece sıcaklık aralığı, Güneş Sisteminde pek rastlayamayacağımız bir özellik. Bu nedenle, yeryüzü bu gezegenler arasında farklı bir yere sahip. Bu sular, yeryüzünün yaklaşık %70’ini kaplıyor.



Yaşamı barındırdığı bilinen tek gezegen olan Dünya’daki dengeler çok hassas. Bu dengelerde meydana gelen her değişim canlıları olumsuz etkiliyor. İnsanların neden olduğu değişimler, günümüze kadar birçok canlı türünün yok olmasına yol açtı.

Canlılar için tehlike oluşturabilecek dış etkenler de var. Geçmişte, bunun örnekleri yaşanmış. Göktaşı çarpmaları, en büyük yıkımlara yol açan olaylar. Ancak, bu tür olaylar çok seyrek meydana geliyor. 65 milyon yıl önce dinozorlarla birlikte çoğu canlı türünün yeryüzünden silen çarpışma,

Yeryüzünü öteki gezegenlerden ayıran önemli özelliklerinden biri de yerkabuğunun, öteki kayalık gezegenlerin tersine, hareketli yapıda olması. Depremler ve yanardağ etkinlikler, yerkabuğunu oluşturan levhaların hareketi sonucunda meydana geliyor.

Atmosfer yaşamı destekleyen en önemli unsurlardan biri. Dünya atmosferi, büyük oranda azot, yaklaşık %20 kadar oksijen ve çok daha düşük oranlarda su buharı, argon, karbon dioksit ve çok az oranlarda öteki gazları içeriyor. Bu karışım, yeryüzünde şu anda var olan yaşamı destekliyor.

Ay

Ay, gezegenimizin tek doğal uydusu olan Ay’ın ekseni çevresinde bir dönüşü yaklaşık 27,5 gün sürer. İşin ilginç yanı, bu süre Dünya çevresinde dolanma süresine eşittir. Yani, buradan bakıldığında Dünya hiç batmaz.



Bu durum, Ay’dan bakıldığında Dünya’nın gökyüzünde sabit kalmasına yol açarken, Dünya’dan bakıldığında da, Ay’ın hep aynı yüzünün görülmesine neden olur. İşte bu nedenle, birtakım evrelere girmesi dışında, Ay’ın o alışkın olduğumuz görüntüsü hiç değişmez.

Bunun nedenini anlamak için milyarlarca yıl öncesine gitmek gerekiyor. Henüz oluşum aşamasındayken, yani, Ay’ın yüzeyi henüz tamamen sertleşmeden önce, Ay’ın Dünya çevresinde dolanırken etkisi altında bulunduğu merkezkaç etkisi buna neden olmuş.

Ay’ın oluşumunu açıklamaya çalışan birçok varsayım var. Bunlardan en çok kabul göreni, Dünya henüz oluşum aşamasındayken, Mars büyüklüğünde bir cisimle çarpıştığı, bu çarpışmadan artakalan parçaların da Ay’ı oluşturduğu yönünde.

Çekirdeği, ergimiş kaya ve demirden oluşan Ay’ın büyük bölümü kayalık yapıda. Ay’ın belirgin yüzey şekilleri, kraterler ve deniz olarak adlandırılan geniş düzlükler. Bu düzlükler, Ayın oluşumundan bir süre sonra, kraterlerin içlerinin lavlarla dolması sonucu oluşmuş. Elbette, bu arada milyarlarca yıl geçmiş olduğu için, çok sayıda daha küçük göktaşı da düzlükleri yeniden şekillendirmiş.

Atmosferi yok denecek kadar ince olan ve yüzeyinde su bulunmayan Ay, yaşam için hiç uygun koşullara sahip değil.

Mars

Mars’a ilişkin ilk ayrıntılı bilgiler, Viking 1 ve Viking 2 adlı uzay araçlarından geldi. Yörüngede dolanan ve yüzeye inen araçlar Dünya’ya on binlerce fotoğraf gönderdi. Bununla da kalmayıp, Mars toprağını ve atmosferini incelediler. Ayrıca gezegende olabilecek canlılar da araştırıldı. Ancak, herhangi bir canlı izine rastlanmadı.



Mars’a yapılan ilk uçuşlarda suyun izine rastlanmamış olsa da bir zamanlar bolca bulunduğunu düşündüren ipuçları bulundu. 1997 yılında gezegene ulaşan Pathfinder adlı araçla birlikte Mars’ta yeni bir dönem başlamış oldu. Pathfinder’ın taşıdığı ve Dünya’dan yönetilen bir hareketli uzay aracı bilim adamlarına Pathfinder’ın çevresinde istedikleri yere gidip inceleme yapma olanağı tanıdı. Pathfinder’la yapılan araştırmalar, Mars’la ilgili bildiklerimizi pekiştirdi. Pathfinder’ı n gözlemleri suyun varlığını doğrudan saptayamamış olsa da, birçok önemli ipucu içeriyordu. Hatta aracın indiği Ares Vallis bölgesinde bir zamanlar ciddi bir sel akıntısı meydana geldiği açıkça görülebiliyordu.

Bilimadamları, gezegende bir zamanlar yüzeyi yaklaşık 1 km kalınlıkta örtebilecek miktarda suyun bulunduğunu hesaplıyorlar. Bu kadar çok miktardaki suyun yeraltına çekilmiş olması olanaklı görülmüyor. Bunun için, bilimadamları çeşitli varsayımlarda bulunuyorlar. Atmosferdeki ve kutup buzullarında bulunan suyun bu miktarın yaklaşık % 5’ini oluşturduğu düşünülüyor. Milyarlarca yıl önce gezegenin yüzeyinde sıvı olarak bulunduğu düşünülen suyun büyük bölümü, çeşitli etkiler yüzünden uzaya kaçmış olmalı. Geriye kalan suyun da yeraltında ve kayaların yapısında bulunduğu sanılıyor.

Geçmişte yapılan ve hala süren Mars uçuşları sayesinde, günümüzde gezegende sanılandan daha fazla su bulunduğu anlaşıldı. Daha önce, Mars’ın kuzey kutbunda su bulunduğu gözlenmişti. Güney kutbunun üzerindeki buz takkesininse yalnız karbon dioksit buzu olduğu düşünülüyordu. Ancak, Mars Express’in özel kameralarıyla elde ettiği veriler, güney kutbunda da önemli miktarda buz halinde su bulunduğunu gösterdi.

Mars’taki en belirgin yüzey şekli, 4000 km’den uzun olan ve derinliği 6 km’yi bulan kanyon sistemi, “Denizler Vadisi” olarak adlandırılan Valles Marineris. Bu vadi sistemi o kadar belirgin ki, Henüz Mars’a uzay araçları gönderilmeden önce, onun “Marslılar” tarafından yapıldığı öne sürülmüştü. Bu vadi, büyük oranda kabuk hareketleri sonucu oluşmuş. Ancak, yine bu vadinin belli bölgelerinde ve gezegenin yüzeyinin pek çok başka bölgesinde, sıvı haldeki suyun oluşturduğu izler bulunuyor. Bilim adamları, günümüzden yaklaşık 3,5 milyar yıl önce, gezegende büyük sel baskınlarının olduğunu düşünüyorlar. Şimdi, bu suyun nereye gitmiş olabileceği araştırılıyor.

Güneş sisteminin en büyük yanardağı da Mars’ta bulunuyor. Bu, 600 km çapı ve 25 km’lik yüksekliğiyle, etkinliğini kaybetmiş Olimpus Yanardağı’dır.

Mars’ın atmosferi, yaklaşık % 95 oranında karbon dioksit, % 3 oranında azot, % 2 oranında öteki gazları içerir. Gezegenin yüzeyindeki atmosfer basıncı, Dünya’dakinin yaklaşık 100’de biri kadar.

Mars, kırmızı rengini, toprağında bol miktarda bulunan demirden alıyor. Yüzeyden rüzgârlarla kalkan toz, atmosferin de kırmızı renk almasına yol açıyor.

Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Diigo'ya Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Ders Notunu Word Olarak İndirKırık Link Bildir
Dünyamız ve Uzay - Kayasal Gezegenler Hakkında Daha Geniş Bilgi İçin TIKLAYINIZ
Son Güncelleme: 1.10.2008 00:00:01
18.2.2019 01:11:07
Bir Bilgi | Paylaş
Clinophobia yatak korkusudur.
DersDoktoru.comSitene Ekle
Bir Söz | Paylaş
Erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlar erkeklerin son aşkı olmak ister.
(Oscar Wilde)
DersDoktoru.com Sitene Ekle
Ders Animasyonları
Basit Makinalarla Ev Y...
Çiçeğin Kısımları ve T...
Kaldırma Kuvveti...
Tozlaşma...
Paramesyumda Taşıma...

Ders Sunuları
Kuvvet ve Hareket - Ya...
Atom Teorileri...
Atom hakkında çalışmal...
Bilim insanlarının at...
Atom ve Bilim Adamları...

Görüntülü Dersler
Osmanlı'nın Dağılma Dö...
Gaz Basıncı...
Genleşme...
Eylemsizlik...
Elektriklenme...

Ders Notları
Solunum Sistemi - İlkö...
Enerji Kaynakları ve G...
Denetleyici ve Düzenle...
Problem ve Problem Çöz...
Microsoft Excel 2007...

Bilim Adamları
Ebu'l Vefa...
Diyofantus...
Charles Hermite...
Charles Emile Picard...
Cabir Bin Eflah...

Deneyler
Çift Yarık Deneyi - Qu...
Plazmoliz ve Deplazmol...
Elektrik Sarkacı (Elek...
Yüklü Bir Ebonit Çubuğ...
Yapraktaki Stoma Hücre...

Terimler
Hücre içi sindirim...
Hücre dışı sindirim...
Humus...
Homospor...
Homonom metamerizm...

İnternet Adresleri
müzik listeleri...
Askermekani...
Ankara Bilgisayar Serv...
Chip Satışı...
Ankara Ev Taşıma...
Sitemiz tüm tarayıcılarla uyumludur. En uygun görüntüyü 1024x768 ve daha üzeri çözünürlükte; 32 bit renk derinliğinde elde edebilirsiniz... ...
Telif Hakkı © 2009 - LookMer. Tüm Hakları Saklıdır. | Lokman BAŞ